İçeriğe geç

Kaygı nedir sözlük ?

Yine bir Kiro içeriğiyle karşınızdayız! Bu kez konumuz: “Kaygı nedir sözlük”.

Bir Defterin Kenarına Yazılmış Kaygı

Kayseri’nin sabahları hep biraz serttir. Hava soğuktur, sokaklar sessizdir ama o sessizlik huzurdan değil, sanki bir şeyin henüz başlamamış olmasından gelir. O gün de öyle bir sabahtı.

Elimde kahveyle pencerenin kenarına oturduğumda içimde açıklayamadığım bir sıkışma vardı. Adını koyamadığım şeylerin en zor yanı da bu zaten; varlıklarını inkâr edemiyorsun ama ne olduklarını da bilemiyorsun.

Defterimi açtım. Günlük tutuyorum çünkü konuşamadığım şeyleri kâğıda anlatınca biraz hafifliyorum. İlk cümleyi yazmadan önce aklımdan geçen tek şey şuydu:

“Kaygı nedir sözlük?”

Sanki bu sorunun cevabı bir yerde yazılıysa, içimdeki bu ağırlık da orada çözülüp gidecekmiş gibi.

Sabah: Sözlüğe Bakmadan Önce İçime Bakmak

Kahvemi yudumlarken elim titremiyordu ama içim titriyordu. Garip bir şekilde, dışarıdan bakınca normal görünen bir insanın içinde küçük bir fırtına kopabiliyor.

O sabah bir şey olacağını hissetmiyordum. Ama hiçbir şey olmaması da beni rahatlatmıyordu. İşte kaygının en tuhaf yanı buydu: sebep yokken bile var olabiliyordu.

Deftere şunu yazdım:

“Bugün içimde bir şey var ama ne olduğunu bilmiyorum. Sanki bir haber bekliyorum ama neyin haberi olduğunu da bilmiyorum.”

Sonra kendi kendime fısıldadım:

“Kaygı nedir sözlük?”

Sanki sözlük açsam, kelimenin yanında bir çıkış kapısı bulacakmışım gibi.

İçimde büyüyen sessizlik

Hazırlanıp dışarı çıktığımda Kayseri sokakları her zamanki gibi düzenliydi. İnsanlar işe yetişiyordu, otobüsler duraklarda kısa durup gidiyordu, hayat kendi ritminde akıyordu.

Ama benim içimde ritim yoktu. Daha çok düzensiz bir uğultu vardı.

Otobüste cam kenarına oturduğumda dışarıyı izledim. Ağaçlar, binalar, insanlar… Hepsi yerli yerindeydi. Ben hariç.

İçimden geçen tek cümle şuydu:

“Ben neden böyle hissediyorum?”

Ve hemen ardından yine o soru:

“Kaygı nedir sözlük?”

Sanki cevap gelse, biraz nefes alabileceğim.

Otobüste: Görünmeyen Bir Yük

Otobüs ilerledikçe içimdeki sıkışma artıyordu. Kalabalık yoktu aslında ama ben kendimi sıkışmış hissediyordum.

Yanımda oturan yaşlı adam gazeteye bakıyordu. Telefonuna gömülmüş gençler vardı. Kimse benim içimdeki gürültüyü duymuyordu.

Tam o sırada bir an oldu. Kalbim hızlı atmaya başladı. Sebep yoktu. Tehlike yoktu. Ama bedenim sanki bir şey varmış gibi davranıyordu.

O an ilk kez şunu düşündüm:

“Bu bir hastalık mı? Yoksa normal mi?”

Sonra içimdeki ses yine ortaya çıktı:

“Kaygı nedir sözlük?”

Ama bu sefer soru daha acildi. Daha çaresizdi.

İlk çatlama

Otobüsten indiğimde nefes almak istedim ama sanki hava yeterli gelmiyordu. Göğsümde bir ağırlık vardı.

Bir banka oturdum. İnsanlar yanımdan geçiyordu. Kimse durmuyordu. Dünya durmuyordu.

Ben ise içimde duruyordum.

Defterimi açamadım. Çünkü yazacak kelime bulamayacağımı biliyordum.

Ama zihnim yazmaya devam ediyordu:

“Ya bir şey kötü olacaksa?”

“Ya geç kalıyorsam?”

“Ya hep böyle hissedersem?”

Ve her sorunun sonunda aynı boşluk:

“Kaygı nedir sözlük?”

Öğle: Kütüphanede Kendimi Aramak

Kütüphaneye girdiğimde dış dünya biraz sustu. Rafların düzeni, kitapların sessizliği, insanların fısıltıları… Hepsi içimdeki gürültüyü bir anlığına geri itti.

Bir masaya oturdum. Önüme boş bir kâğıt koydum. Yazmak istedim ama yazamadım.

Sonra telefonumu açtım ve sözlüğe baktım.

Ekranda sadece birkaç kelime vardı:

“Kaygı: Belirsizlik karşısında hissedilen huzursuzluk, endişe durumu.”

Okudum.

Bir kez daha okudum.

Sonra başımı kaldırdım.

Ve içimden şunu söyledim:

“Bu kadar mı?”

Sözlük tanımıyla yetmeyen şey

Sözlük çok düzgün bir açıklama yapmıştı. Ama içimdeki şey düzgün değildi. Dağınıktı, karmaşıktı, bazen nefessiz bırakacak kadar yoğundu.

Deftere ilk kez o gün dürüstçe yazdım:

“Ben korkuyorum. Sebepsiz gibi görünen bir şeyden bile korkuyorum.”

Ve ardından:

“Kaygı nedir sözlük diye sormamın nedeni aslında bu değil mi? Kendimi anlamaya çalışıyorum.”

O an fark ettim ki sözlük bana yetmiyordu. Çünkü sözlükler duyguları değil, tanımları anlatıyordu.

Ama ben tanım değil, yaşantıydım.

İçimdeki kırılma

Bir sayfa daha açtım ve yazdım:

“Bugün içimde bir şey kırıldı. Sessizce. Kimse duymadı.”

Bu cümleyi yazarken gözlerim doldu. Ağlamak istemiyordum ama gözyaşları zaten izin istemiyor.

O an ilk kez kaygıyı bir kelime olarak değil, bir varlık olarak hissettim. Yanımda oturan görünmez bir ağırlık gibi.

Ve yine sordum:

“Kaygı nedir sözlük?”

Ama bu kez cevap beklemiyordum.

Akşam: Şehir Dönüşürken İçim Daha da Sessizleşiyor

Gün batarken Kayseri farklı bir renge bürünüyor. Sokak lambaları yanıyor, insanlar evlerine dönüyor, şehir yavaşlıyor.

Ama içimdeki şey yavaşlamıyordu.

Eve dönerken yürüdüğüm yol uzadıkça uzadı. Sanki mesafe değil, zaman uzuyordu.

Bir an durdum. Gökyüzüne baktım.

Ve düşündüm:

“Ben neden bu kadar yoruluyorum?”

Cevap gelmedi.

Ama içimdeki soru yine oradaydı:

“Kaygı nedir sözlük?”

Yorgunluğun adı

Eve girdiğimde kimseye bir şey anlatmadım. Çünkü anlatmaya çalıştığımda kelimeler eksik kalıyordu.

Odamda ışığı açmadım hemen. Bir süre karanlıkta oturdum.

Defterimi açtım ve yazmaya devam ettim:

“Bugün öğrendiğim bir şey var. Kaygı sadece bir duygu değilmiş. Bazen bütün günün kendisi olabiliyormuş.”

Sonra ekledim:

“Ve ben bunu tek başıma taşıdığımı sanıyormuşum.”

Gece: Kendimle baş başa kaldığım an

Gece olduğunda şehir tamamen sustu. Ama içimdeki şey susmadı. Tam tersine, sanki geceyle birlikte daha görünür hale geldi.

Yatağa uzandım ama uyuyamadım.

Gözlerimi tavana diktim ve kendi kendime konuştum:

“Ben aslında ne hissediyorum?”

Cevap basit değildi. Çünkü hisler bazen kelimelerden daha karmaşıktır.

Defteri son kez açtım.

Ve en son şunu yazdım:

“Kaygı nedir sözlük diye sormayı bırakmak istemiyorum. Çünkü o soru beni kendime yaklaştırıyor. Belki de cevap değil, arayış önemli.”

Bir sorunun içinde yaşayan gün

O gece şunu fark ettim: Kaygı bazen bir kelime değil, bir günün tamamıdır.

Sabah başlar, geceye kadar büyür.

Bazen otobüste, bazen kütüphanede, bazen sessizlikte otururken kendini gösterir.

Ve ben o gün şunu hissettim:

Yalnız değilim ama yalnız hissediyorum.

Güvendeyim ama tedirginim.

Mutluyum ama huzursuzum.

Ve bu zıtlıkların hepsi aynı anda içimdeydi.

Okuyucularımıza “Kaygı nedir sözlük” konusunda faydalı bilgiler sunmaya çalıştık. Kiro ekibi olarak bizi okumaya devam edin!

Son cümle: Sözlükten daha fazlası

Yatmadan önce deftere son bir satır yazdım:

“Kaygı nedir sözlük? Belki de sadece bir tanım değil, yaşarken öğrenilen bir şey.”

Kalemi bıraktım.

Ve ilk kez o gün, soruyu cevaplamadan onunla yaşamaya izin verdim.

Sitemizden Önerilen: Mole nedir ?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
grandoperabet giriş